English

ANASAYFA HAKKIMIZDA EKİBİMİZ HİZMETLERİMİZ EĞİTİM PROGRAMLARI ÖNEMLİ BİLGİLER BASINDA BİZ BAŞVURU FORMU İLETİŞİM
  E-BÜLTENLER

Ekim 2014
Nisan 2013
Mart 2013
Şubat 2013
Ocak 2013


E-BÜLTEN- ŞUBAT 2013 / Sayı - 2

ÇOCUĞUM OKULA HAZIR MI?

Günışığı Çocuk Merkezi Suna Polat
Uzman Psikolog
Aile Terapisti

Çocukların mutlu,dengeli,özgüveni yüksek,üretken bireyler olarak yetişmelerinde okul yaşantılarının etkisi çok önemlidir. Yapılan araştırmalar; okula başlamaya ve öğrenmeye hazır olan çocukların okul hayatında daha mutlu,uyumlu ve başarılı olduklarını göstermiştir.

Çocuğun okula hazır olması; fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim alanlarında yaşına uygun şekilde desteklenmesi ile yakından ilgilidir. Özellikle yaşamın ilk 5 yılında çocuğun güven ve sevgi duyduğu bir ev ortamında bulunması, merak ettiği şeyleri öğrenebilmesi için olanaklar sunulması gelişimini olumlu yönde destekler. Anne ve babalar çocukları için uygun bir öğrenme ortamı yaratmak, onları soru sormaya, öğrenmeye ve keşfetmeye teşvik etmek için pek çok şey yapabilirler. Çocuklarının okula uyum sağlamalarında ve başarılı olmalarında rol oynamak isteyen ana-babalar, işe çocuklarının özelliklerini iyi tanımak , okula başlayan çocuklarda ne gibi özelliklerin önemli olduğunu öğrenmekle başlayabilirler. Çocukların okul hayatında mutlu, başarılı ve uyumlu olmalarında önemli rol oynayan özellikler 5 temel alanda incelenebilir:

1)Fiziksel sağlık ve motor gelişim: Bu alan çocuğun genel sağlık durumu ile ilgilidir. Ayrıca, ince-motor gelişim olarak adlandırılan baş ve işaret parmağının etkin kullanımı ile kaba-motor gelişim olarak adlandırılan yürüme, tırmanma ,top oynama gibi beceriler bu alanda yer alırlar.

Okula başlayan çocukların genel sağlık durumlarının iyi olması; akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini olumlu yönde etkiler. Çok sık hastalanan çocuklar, okula uyumda güçlük yaşayabilirler. Bu nedenle, okula başlayacak olan çocukların okula başlamadan önce genel bir sağlık kontrolünden geçmeleri yararlı olur.

Okula başlayan çocukların , yazı yazmayı öğrenmelerinde ince-motor gelişimin çok önemli bir rolü vardır. İnce-motor gelişimi yaşından beklenen düzeyin altında olan çocuklar; özellikle yazı yazarken, resim çizerken, makas kullanırken, takma,çıkartma,çekme,yapıştırma gibi aktivitelerin gerektirdiği oyunları oynarken zorluk çekebilir ve desteğe ihtiyaç duyabilirler. Bu nedenle; okula başlayan çocuklarda ince-motor gelişim düzeyinin değerlendirilmesi ,gerekiyorsa bu alanı destekleyici yönde çalışmalar yapmak çok önemlidir.

Çocuğumuzun ince-motor gelişiminin yaşına uygun olup olmadığına nasıl karar verebiliriz?
Aşağıdaki listede, okula başlayan çocuklarda ince-motor gelişim açısından kazanmış olmaları gereken becerileri bulacaksınız.

İNCE-MOTOR GELİŞİMİ OKULA BAŞLAMAYA UYGUN OLAN ÇOCUKLAR...
  • Bağımsız giyinebilir ve soyunabilirler
  • Bağımsız temizliklerini yapabilirler
  • Dökmeden , çatal bıçak kullanarak yemeklerinin tamamını kendi başlarına yiyebilirler
  • İnsan resmini eksiksiz çizebilirler
  • İsimlerini yazabilirler
  • Bazı şekilleri ve harfleri kopyalayabilirler
  • Sayıları yazabilirler
  • Makasla bir şekli kesip çıkarabilirler
  • Düğme ilikleyebilir, fermuar çekebilirler

Yukarıda listelenen maddeleri yapmakta zorlanan çocukların, ince-motor gelişimleri yaşıtlarından daha geri olabilir. Anne-babalar evde yapacakları bazı çalışmalarla çocuklarının ince-motor gelişimlerini destekleyebilirler. İşte size evde uygulamanız için birkaç öneri:
  • Çocuğunuza kendi işlerini kendi yapabilmesi için fırsat verin. Özellikle kendi başına giyinmesini ve soyunmasını, düğmelerini iliklemesini, fermuarını çekmesini, yemeğini çatal-bıçak kullanarak kendi başına yemesini, temizliğini kendisinin yapmasını destekleyin.
  • Kağıt ve makas kullanılan aktivitelere ağırlık verin. Örneğin çocuğunuzdan gazetede gördüğünüz bir ilanı ya da hoşuna giden bir resmi kesmesini isteyebilirsiniz. Piyasada bulunan kesme ve yapıştırma kitapların yararlanabilirsiniz. Değişik renkte kartonları kullanarak birlikte çeşitli şekiller (ev,okul,gemi,uçak,uzay yaratığı vb.) üretebilirsiniz. Bu tür çalışmaların çocuğun ince-motor gelişiminin yanı sıra dikkat süresini geliştirmeye ve yaratıcılığına da katkısı olacaktır.
  • Baş ve işaret parmağını kullanabileceği oyunlar yaratabilirsiniz. Örneğin çamaşır asmak için kullanılan renkli mandalları bir sepete doldurun. Daha sonra “en çok mandalı ipe takabilen kazansın” oyunu oynayın. Çocuğunuzun mandalları saymasını ve kimin daha çok mandal takabildiğini bulmasını isteyin. Bu oyunda da ince-motor gelişimin yanı sıra sayı kavramını desteklemiş olursunuz.
  • Piyasada bulunan çizgi çalışmalarını içeren kitapları kullanmanız yararlı olur. Her gün 10-15 dakika bu kitaplardan seçtiğiniz birkaç sayfayı birlikte tamamlayın. Bu tür çalışmalar; çocuğunuzun aynı zamanda başladığı bir işi bitirmesine de yardımcı olur.


KABA MOTOR GELİŞİMİ OKULA BAŞLAMAYA UYGUN OLAN ÇOCUKLAR...
  • Dengeli bir biçimde yön değiştirerek koşabilirler
  • Yüksek bir yere tırmanıp atlayabilirler
  • Topu yerde zıplatabilirler
  • Topu ayakları ile sürebilirler
  • Tek elle topu ileri doğru atabilirler
  • Tek ayak üzerinde birkaç kez sıçrayabilirler
  • 2 ve 3 tekerlekli bisiklete binebilirler

    Bu maddelerde zorlanan çocuklar, sadece oyun becerisinde değil, sosyal becerilerde de yaşıtlarından daha geride kalabilir ve sorunlar yaşayabilirler. Çocuğunuzun kaba-motor gelişimini destekleyebilmek için;
    • İp atlama, bisiklete binme, top oynama, kaydırağa tırmanma gibi oyunları oynayabilmesi için fırsatlar yaratın.
    • Akranları ile sık sık birlikte olmasını sağlayın
    • Basketbol,futbol,voleybol ,yakalamaca,köşe-kapmaca gibi oyunları birlikte oynayın. Hem sizinle birlikte vakit geçirmiş olur, hem de motor koordinasyonunu desteklemiş olursunuz.
    2) Sosyal ve Duygusal gelişim Sosyal ve duygusal gelişim, çocuğun okuldaki uyumunu, mutluluğunu, başarısını etkileyen önemli bir faktördür.

    SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİMİ OKULA BAŞLAMAYA UYGUN OLAN ÇOCUKLAR
    • Ana-babaya aşırı bağımlı değildirler
    • Okula istekli gelirler
    • Arkadaşları ile yaşadıkları sorunlarla baş edebilirler
    • Empati kurabilirler
    • Akranları ile pozitif ilişki içerisindedirler
    • Sınıf içinde yalnız değildirler, oyun arkadaşı olarak tercih edilen çocuklardır
    • Arkadaşları tarafından kabul görürler
    • Sorumluluk alabilirler
    • Kendilerini uygun bir biçimde koruyabilirler
    • Kızgınlık, üzüntü gibi duygularını diğerlerine zarar vermeden ifade edebilirler
    • Sınıf içi tartışmalara katılabilir, fikirlerini aktarabilirler
    • Okuldaki kuralların ve sınırların farkındadırlar ve uyum gösterirler. Çocuğunuzun duygusal ve sosyal gelişimini desteklemek için:
    • Çocuğunuzu iyi tanıyın, güçlü ve zayıf yönlerini objektif olarak değerlendirmeye çalışın.
    • Beklentilerinizi çocuğunuzun özelliklerine göre belirleyin. Unutmayın; çocuğunuzdan yapabileceğinden daha fazla ya da az şeyler beklerseniz onun kendine olan güvenini kaybetmesine neden olabilirsiniz.
    • İyi yapabildiği şeyler konusunda ödüllendirin, yapamadığını fark ettiğiniz şeylerde yol gösterin, nasıl yapabileceğine birlikte karar verin, destek olun, yeniden denemesi için teşvik edin.
    • Yaşına uygun sorumluluklar verin, bu sorumlulukları yerine getirip getirmediğini takip edin. Sorumlulukları yerine getirmediğinde öncelikle bu sorumluluğun yaşına ve özelliklerine uygun olup olmadığından bir kez daha emin olun. Daha sonra beklentinizi açık bir şekilde ortaya koyun ve nasıl yapabileceğini birlikte tartışarak karar verin. .
    • Duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edebilmesi için destekleyin, örnek olun.


    3) Dil gelişimi:
    Dil gelişimi yaşına uygun olan çocuklar, okul hayatında daha başarılı olurlar. Ayrıca; dil gelişim düzeyi kadar, dilin özellikle akran ilişkilerinde ne kadar etkin kullanıldığı da önemli bir faktördür.

    DİL GELİŞİMİ OKULA BAŞLAMAYA UYGUN OLAN ÇOCUKLAR...
    • Duygu ve düşüncelerini anlaşılır ve akıcı bir biçimde aktarabilirler.
    • Bir hikaye ya da masalı baştan sona anlatabilirler
    • Karşılıklı sohbet edebilirler
    • Benzer ve zıt kavramları kullanırlar
    • Soru sorarlar Çocuğunuzun dil gelişimini desteklemek için;
    • Çocuğunuzla bol bol konuşmak için “henüz erken! Nasıl olsa beni anlamaz !” demeyin. Onunla ne kadar erken konuşmaya başlarsanız, o kadar yararlı olur. Küçük bebekler için kendileri ile konuşan annelerinin sesini dinlemeleri, onu gözleri ile takip etmeleri, onun kendisi için konuşmasını beklemeleri kadar yararlı bir şey yoktur!
    • Çocuğunuzla “birlikte” kitap okuyun. Bunu bir alışkanlık haline getirin.
    • Televizyon izleme süresini mümkün olduğu kadar kısaltın. Televizyon izleyecekseniz, çocuğunuza uygun olan programı siz belirleyin ve mutlaka birlikte izleyin. . Çocuğunuzu saatler boyu televizyonun karşısında yalnız başına bırakmayın.!! Dil gelişimi kadar sosyal gelişimini de olumsuz yönde etkilemiş olursunuz.
    • Sorular sorun, sorularına cevap verin
    • Hikaye anlatın,daha sonra anlattığınız hikaye ile ilgili soru sorun.
    • Onun size bir hikaye anlatmasını isteyin.
    • Bildiği bir masalın sonunu değiştirerek anlatın. Sonra sizde ondan bildiği bir hikayenin sonunu istediği gibi değiştirerek anlatmasını isteyin.
    • Onunla konuşurken benzer ve zıt kavramları , sayısal kavramları bol bol kullanın.Örneğin: Babanın kırmızı kalın kitabının üstündeki gözlük, elindeki simidin yarısı, dolabın en alt çekmecesi, masanın yanındaki büyük kutunun içinde gibi.


    4) Öğrenmeye Karşı Tutum:
    Her bireyin öğrenmeye karşı olan tutumu, öğrenme merakı, öğrenme tarzı bir diğerinden farklıdır. Okula başlayan çocukların;
    • öğrenmeye meraklı olmaları,
    • yeni şeyler öğrenmekten keyif almaları,
    • öğrendiklerini başkaları ile paylaşmaktan hoşlanmaları,
    • çevrelerinde gördükleri şeyler ile ilgili sorular sormaları ve fikir yürütmeler,
    • öğrenmek için çaba göstermeleri onların okula başlamaya hazır olduklarının önemli bir göstergesidir.


    5) Bilişsel gelişim ve Dikkat Özellikleri
    Bilişsel gelişim ve dikkat özellikleri çocuğun daha çok akademik başarısını etkileyen faktörlerdir. Bilişsel gelişimi yaşına uygun olan çocuklar, öğrenmeye daha açık ve meraklıdırlar, okuldaki akademik çalışmalara daha kolay ve çabuk uyum gösterirler.

    BİLİŞSEL GELİŞİMİ OKULA BAŞLAMAYA UYGUN OLAN ÇOCUKLAR...
    • En az 1’den 20’ye kadar ezbere sayabilirler
    • İstenen sayıdaki nesneyi verirler
    • Bir kümedeki nesneleri dokunarak sayarlar
    • Basit toplama ve çıkartma işlemleri yaparlar
    • Sırası karışık resimleri bir hikaye oluşturacak şekilde sıraya dizerler
    • Dün/bugün/yarın kavramlarını doğru kullanırlar.
    • Modele bakarak üçgen,daire kare çizerler
    • Bir resimde gördükleri en az 4 nesneyi hatırlarlar
    • Zıt ve benzer kavramları doğru ve yerinde kullanır
    • Bir hikayeyi başından sonuna dinler ve ilgili soruları cevaplayabilirler
    Okula başlayan çocukların 1/5inde öğrenme ve dikkat sorunları görülür.Öğrenme ve dikkat sorunları, zeka düzeyinden bağımsız olarak çocuğun okuldaki başarısını etkiler. Zeka düzeyi normal veya yüksek olan çocuklarda da öğrenme ve dikkat sorunları görülebilir.

    ÖĞRENME VE DİKKAT SORUNU OLAN ÇOCUKLAR...
    • Kapasitelerine göre düşük okul başarısı gösterirler
    • Arkadaş ilişkilerinde sorunlar yaşayabilirler:
    • Arkadaşları tarafından dışlanabilirler
    • Oyundaki kurallara uymada zorluk çekerler
    • Okuldaki kurallara uymada zorluk çekebilirler
    • Sürekli olarak eşyalarını unutabilir, kaybedebilirler
    • Ev ödevi gibi sorumlulukları yerine getirmede zorlanabilirler
    • İlgilerini çeken bir faaliyette(tv, bilgisayar gibi) dikkatlerini sürdürebilirken ,akademik faaliyetlerde dikkatlerini sürdüremezler
    • Başladıkları işi bitiremezler
    • Dinleme becerileri zayıftır, bu nedenle öğretmenin verdiği yönergeleri takip edemezler
    • Diğer çocuklar kadar hızlı ve kolay öğrenemezler
    • Sağ/sol, yukarı/ aşağı gibi kavramları karıştırabilirler
    Çocuklarda hangi özellikler, okula uyumda sorun yaşayabileceklerinin işareti olabilir?
    • Dikkat süresi çok kısa olan çocuklar
    • Yaşıtlarından daha geç konuşmuş olan çocuklar
    • Gelişimsel olarak yavaş gelişen çocuklar
    • Akran ilişkilerinde sorun yaşayan ;arkadaşları tarafından dışlanan çocuklar
    • Anne ve babaya aşırı bağımlı çocuklar
    • Kurallara uyum sağlamada zorlanan çocuklar
    • Sayı,renk, benzer ve zıt kavramlar gibi temel akademik becerileri kazanmakta zorlanan çocuklar
    • İsteklerini ertelemekte zorlanan ve sınır konulduğunda öfke nöbetleri gösteren çocuklar


    Eğer anne-baba olarak çocuğunuzun okula başlaması konusunda ciddi kaygılarınız varsa veya okuldaki öğretmenleri size bu konudaki endişelerini aktardıysalar vakit geçirmeden bir uzmana başvurarak çocuğunuzun okul olgunluğu açısından değerlendirilmesini istemeniz yararlı olur. Bu değerlendirme sonucunda çocuğunuzun okul olgunluğu açısından desteklenmesi gerektiği ortaya çıkabilir. Uzman; çocuğunuz için bir ev programı hazırlayacak ve bu programı nasıl yürüteceğiniz konusunda sizi yönlendirecektir. Hazırlanan program doğrultusunda çalışma yapmanız, çocuğunuzun okula uyumunu kolaylaştıracaktır. Okula hazır olmadan okula başlayan çocukların okul hayatında başarısız olma riskinin yüksek olduğunu ve bu başarısızlığın onun ileriki yaşamını olumsuz yönde etkileyebileceğini unutmayın!



    HER OYUNCAĞIN BİR DİLİ VAR !!!!

    Çigdem Ergül
    M.S. Odyoloji ve Konuşma Bozukluklari Uzmanı

    Günışığı Çocuk Merkezi Bebeklikten başlayarak çocuğumuz için eğlendirici, öğretici pek çok şey yapmak isteriz. Ninni ile uyutmak,yeni bir oyuncak ile ilk karşılaştığındaki gülümsemeyi paylaşmak,attığımız topu yakaladığında ona başarı duygusunu hissettirmek gibi ...

    Oyuncak alıyoruz, bazen birlikte de oynuyoruz, ama oyunun ve oyuncağın dilini biliyormusunuz ?

    İlk oyuncaklar : evdeki eşyalar. 12 aylıktan itibaren ellerini kullanarak keşfeden, kutuları açan, kapakları çekmeceleri kapatan minikler deneyledikçe eylemleri öğrenme fırsatı yakalarlar. Fiziksel güce dayalı oyuncakların dili eylemler olduğuna göre, çocuğunuzu izlerken yalın bir ifade ile bu eylemleri kullanmalı ve ona model olmalısınız.Kutuyu kapattığında “kapa” dediğinizde bir süre sonra kendi yaptığını adlandırarak “kapa demeye başlayabilir. Iç içe kapları yerleştirmek, lego parçalarını birleştirmek,küplerle kule yapmak,hareket içeren tak boz şeklindeki oyuncaklarla oynamak eylemleri öğrenmeleri için sayısız fırsatlar sunar. Zeka küpleri,linkler,topları atıp düşmesini izlemeye yarayan oyuncaklar gibi pek çokları motor,koordinasyon,bilişsel ve dil becerilerinin gelişimine katkıda bulunur. Çocuklar büyüdükçe oyun ve oyuncak seçimlerini değiştirirler. Sembolik oyun becerileri 18 aydan başlayarak kız yada erkek tüm çocuklarda gelişmeye başlar.Bebeğine mama yedirmek,üstünü örtmek, çekiçle arabanın tekerini tamir etmek,arabaya benzin koymak gibi günlük yaşamdan alıntılar oyunlara yansır. Dil gelişimi açısından bakarsak 18 aylık olduğunda “mama “diyerek kurabiyeyi gördüğünde isimlendiren çocuk, 24 aydan başlayarak bebeğine “mama ye” dediğinde iki sözcükten oluşan isim+fiil cümleleri kurmaya başlar.Belirli bir konuda duyduğu ve uyguladığı sözcükleri birbiri ile ilişkilendirerek sözel ifade becerisinin gelişimini sağlar. “Mama-ye” sözcüklerini birlikte duyması ve görmesi onun bu beceriyi geliştirmesi için yeterlidir. Oyun içinde arabayı ona doğru iten babasının “araba gitti” yorumu ile arabanın babasından uzaklaştığını görmesi bir süre sonra onun da giden arabanın arkasından “ araba gitti “demesine yol açar.

    Bu nedenle oyun; çocuğun tek başına oynaması gereken bir durum olmaktan çok yetişkin ile birlikte olması gereken ve dil gelişimi için gerekli bir aktivitedir.

    Hayvanlarla oynamak isteyen bir çocuğa bir traktör sunmak,hayvanları içine koyabileceği ahır olabilecek bir evi yanına getirmek,traktörle hayvanlara ot taşımak gibi birbirini tamamlayan fikir ve eylemler ile oyunu zenginleştirir.

    Arabalarını park edebileceği bir köşe oluşturmak oraya garaj diyerek bir anlam vermek , arabalara benzin doldurmak,arabalar ile biryerlere birşeyleri taşımak gibi farklı ama birbiri ile ilişkili fikirleri bir araya getirmek düşünme becerisinin gelişimi için yararlıdır. Kendi fikrini size kabul ettirmeye çalışması yada sizin fikrinize uyum göstermesi oyun içinde karşılaşılan sorunlara çare araması yani sosyal problem çözmek, günlük yaşamın bir provasıdır. Oyun; arabaları yanyana dizmekten daha fazlası olmalı,bir düşünce içermelidir. İsim, fiil, sıfat, zamir gibi dile ait ögelerin edinilmesi ve dilin zenginleşmesi için çocuğunuzun kendisinden daha iyi düzeyde dili kullanan bir modele ihtiyacı vardır.Sembolik oyun, ( kısaca mış gibi oyun ) “model dili” ona aktivite sırasında sunmanızı, çocuğunuzun eğlenirken dili edinmesini sağlar.

    Çocuğunuzun işi oynamak, sizinki de birlikte oynamak.

    Nasıl Yapalım ? Dili zenginleştirmek için:
    - “Bunu tak” yerine
    - “Otobüsün kapısını tak.” dediğinizde çocuk oynadığı oyuncağa ait yeni sözcük edinme fırsatı bulur.
    - “Benzin koyalım” ifadesini kullanan bir baba bu cümle yerine
    - “Benzin bitti, araba gitmiyor benzin koyalım” dediğinde çocuğun sebep sonuç ilişkisini anlaması için yardım etmektedir.



    ÇOCUKLARDA KONUŞMA SESLERİNİN GELİŞİMİ

    Günışığı Çocuk Merkezi

    Didem ŞEN, M.A. , CCC-SLP
    Konuşma ve Dil Bozuklukları Uzmanı

    Çocuklar, konuşma seslerini doğru kullanmayı belli bir sıra takip ederek öğrenirler. Bütün çocuklar aynı hızda öğrenmezler, ancak seslerin öğrenildiği belirli yaş aralıkları vardır. Yaşlara göre seslerin öğrenilme sırası aşağıdaki gibidir:



    Kelimeler, farklı seslerin bir araya gelmesinden oluşmuştur. Konuşma eylemi, bu sesleri ağızda üretebilme ve onları telaffuz edebilme yeteneklerini içerir. Sesin üretilme zorluğu arttıkça, dudak, dil, çene, ve yumuşak damak kaslarının yüksek koordinasyonu gerekir. Çocuklar büyüdükçe, karışık ses gruplarını doğru şekilde üretebilmeleri doğal şekilde gelişir. Aşağıdaki örnekler, belli yaşlarda, çocukların sıklıkla yaptığı hataları göstermektedir. Bu hatalar normaldir. Eğer çocuğunuz, bu hatalardan birini beklenen yaş aralığında yapıyorsa, endişelenmenize gerek yoktur. Ancak, konuşmasında sürekli olarak birçok hata dikkatinizi çekiyorsa, bir konuşma ve dil bozuklukları uzmanına danışmanızda yarar vardır. Örneğin, 5,5 yaşındaki çocuğunuz hem 'S' hem de 'R' sesini üretmekte zorluk çekiyorsa, bir konuşma değerlendirmesi yapılmalıdır.



    Sıklıkla Yapılan Hatalar:




    BEBEKLERDE DUYU BÜTÜNLEMESİ SORUNU OLABİLİR Mİ?

    Elif Gül Yılmaz
    Ergoterapist

    Günışığı Çocuk Merkezi Bebeklerde motor gelişim süreci başını tutabilme,yüzüstü pozisyonda başını kaldırararak etrafı inceleme,dönme, destekle ve bağımsız oturma,ellerini uzatarak bir objeyi yakalama, emekleme, ayakta durabilme ve yürüme gibi pek çok basamak içerir. Bu basamaklardan bazılarında gecikme olması durumunda aileler durumu fark ederek önlem almaya çalışırlar. ’Yürümekte tembeldi biz arkasından destekledik bir süre sonra kendi başladı’ yada ’’bir kaç ay fizyoterapi aldı sonra yürüdü ’’gibi yorumlar duymak mümkündür.

    Okul öncesi yaşlarda duyu bütünlemesi sorunu ergoterapi değerlendirmesi ile tespit edilen çocuklarda genellikle bebeklik döneminde de bazı farklılıkların olduğu ailelerin verdiği bilgilerde dikkat çekmektedir.

    Gözle görülebilen gelisimsel gecikmeleri olan bebeklere nazaran duyusal entegrasyon sorunu yasayan bebeklerde durumun anlaşılması daha zor olabiliyor. Aileler bebeklerde ki ufak sorunların zamanla ve kendiliğinden çözülmesini ümit ederken, maalesef her zaman kendiliğinden düzelme sağlanamıyor. Oysa bir uzmanın değerlendirmesi ve erken dönemde aile ile birlikte çalışmak, bebeğe daha iyi bir gelisim ve kısa bir tedavi süresi vermekle kalmıyor, ayrıca bütün ailenin yasam kalitesini, bebeğin uyum ve ögrenme becerisini de arttırıyor.

    Bebeklerde uyumsal ve gelişimsel zorluklar ile karşılaşıldığında Ergoterapi değerlendirmesi yarar sağlayabilir. Hangi bebekler ?
    I. Regülasyon sorunu olan bebekler: Hasta olmadığı,tok olduğu,bezi temiz olduğu halde kolayca ağlayan ve sakinleşemeyen bebekler. Yeniliklere karşı tedirgin olan,değisken ruh haline sahip olan,dokunsal olarak aşırı hassas bebekler.
    II. Uyku sorunu yaşayan bebekler: Her sese uyanan uyku ritmini bulmakta zorlanan bebekler.
    III. Beslenme zorlukları olan bebekler; Pütürlü gıdalara geçmekte zorlanan,sınırlı besinleri kabul eden,yemek yerken huysuzlanma gösteren bebekler.
    IV. Hipoton bebekler;genellikle sırtüstü yatarken bacak ve ayak hareketi az olan bebeklerdir. Oturma ile birlikte baş boyun kontrolu düşüktür.Elleri ile objeyi yakalamakta zorluk çekebilirler. El göz koordinasyonları yeterince iyi değildir.
    V. Yüzüstü yatarken,boyun kasları gevşek başını kaldırmakta zorlanan,elleri ve dirsekleri ile simetrik şekilde kendini desteklemekte güçlük çeken bebeklerdir.
    VI. Emme sırasında ağzını tam kapatmayan, sütü sızdıran, emerken dudaklarını tam olarak kullanamayan bebeklerdir.
    VII. Dönme ve emekleme gibi bazı gelişimsel basamaklar olmadan bir sonrakine geçebilirler.Örnek: emeklemeden yürümek gibi.

    Değerlendirme sonrası yapılan uygulamalar ve aile eğitimi ile kısa sürede gelişim sağlandığını görmek oldukça sevindiricidir.
  • Günışığı Çocuk Merkezi - Istanbul
    Web Design: Attara.com